Araİndir
Uygulamayı indirİndir
App Store’dan indirGoogle Play’den indir
Telefonda açmak için
kamerayla okut

4,5 · App Store’da 324 değerlendirme

Kur’an-ı Kerîm · 75. sure

Kıyâme Suresi Oku: Arapça ve Türkçe Meali

سُورَةُ القِيَامَةِ

Sure
75. sure
Âyet
40 âyet
İndiği yer
Mekkî

Kâri: Mishary Alafasy · 40 âyet, âyetler sırayla çalar

Âyetlere geç ↓

Kıyâme Suresi Arapça ve Türkçe meali

Türkçe meal: Rowwad Tercüme Merkezi, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4 · Arapça: Tanzil Project

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. لَآ أُقْسِمُ بِيَوْمِ ٱلْقِيَٰمَةِ

    Kıyamet gününe yemin ederim.

  2. وَلَآ أُقْسِمُ بِٱلنَّفْسِ ٱللَّوَّامَةِ

    Sürekli kendini kınayan nefse yemin ederim.

  3. أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَلَّن نَّجْمَعَ عِظَامَهُۥ

    İnsan biz onun kemiklerini asla toplayıp, bir araya getirmeyeceğimizi mi zanneder?

  4. بَلَىٰ قَٰدِرِينَ عَلَىٰٓ أَن نُّسَوِّىَ بَنَانَهُۥ

    Aksine onun parmak uçlarını bile yaratıp düzenlemeye gücümüz yeter.

  5. بَلْ يُرِيدُ ٱلْإِنسَٰنُ لِيَفْجُرَ أَمَامَهُۥ

    Ancak insan, önündeki (ahireti inkâr ederek) fücurla (günah işlemek) ister.

  6. يَسْـَٔلُ أَيَّانَ يَوْمُ ٱلْقِيَٰمَةِ

    "Kıyamet günü ne zaman?" diye sorar.

  7. فَإِذَا بَرِقَ ٱلْبَصَرُ

    Göz dehşetle kamaştığı zaman.

  8. وَخَسَفَ ٱلْقَمَرُ

    Ay tutulduğu zaman.

  9. وَجُمِعَ ٱلشَّمْسُ وَٱلْقَمَرُ

    Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman.

  10. يَقُولُ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍ أَيْنَ ٱلْمَفَرُّ

    (O gün) insan: "Bugün kaçacak yer nerede?" der.

  11. كَلَّا لَا وَزَرَ

    Hayır! Hiçbir sığınacak yer yoktur.

  12. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمُسْتَقَرُّ

    O gün varıp durulacak yer Rabbinin huzurudur.

  13. يُنَبَّؤُا۟ ٱلْإِنسَٰنُ يَوْمَئِذٍۭ بِمَا قَدَّمَ وَأَخَّرَ

    O günde insana önden yolladığı şeyler ile geride bıraktığı şeyler haber verilir.

  14. بَلِ ٱلْإِنسَٰنُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ بَصِيرَةٌۭ

    Doğrusu insan, kendi aleyhine bir şahittir.

  15. وَلَوْ أَلْقَىٰ مَعَاذِيرَهُۥ

    İsterse bütün mazeretlerini ortaya döksün.

  16. لَا تُحَرِّكْ بِهِۦ لِسَانَكَ لِتَعْجَلَ بِهِۦٓ

    (Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma.

  17. إِنَّ عَلَيْنَا جَمْعَهُۥ وَقُرْءَانَهُۥ

    Şüphesiz onu toplamak (senin kalbine yerleştirmek) ve onu okutmak bize aittir.

  18. فَإِذَا قَرَأْنَٰهُ فَٱتَّبِعْ قُرْءَانَهُۥ

    O halde, biz onu okuduğumuz zaman onun okunuşuna uy.

  19. ثُمَّ إِنَّ عَلَيْنَا بَيَانَهُۥ

    Sonra onu açıklamak yine bize aittir.

  20. كَلَّا بَلْ تُحِبُّونَ ٱلْعَاجِلَةَ

    Hayır! Siz, acil olanı/dünyayı seviyorsunuz.

  21. وَتَذَرُونَ ٱلْءَاخِرَةَ

    Ahireti ise bırakıyorsunuz.

  22. وُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۢ نَّاضِرَةٌ

    Yüzler vardır ki, o gün ışıl ışıl parıldayacaktır.

  23. إِلَىٰ رَبِّهَا نَاظِرَةٌۭ

    Rabbine bakar. (O'nu göreceklerdir)

  24. وَوُجُوهٌۭ يَوْمَئِذٍۭ بَاسِرَةٌۭ

    O gün birtakım yüzler de asıktır.

  25. تَظُنُّ أَن يُفْعَلَ بِهَا فَاقِرَةٌۭ

    Bel kemiklerini kıran bir felakete uğratılacaklarını anlarlar.

  26. كَلَّآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلتَّرَاقِىَ

    Hayır! Can, köprücük kemiğine dayandığı zaman.

  27. وَقِيلَ مَنْ ۜ رَاقٍۢ

    Hayır! Can boğaza dayandığı zaman.

  28. وَظَنَّ أَنَّهُ ٱلْفِرَاقُ

    Anlar ki, bu bir ayrılış.

  29. وَٱلْتَفَّتِ ٱلسَّاقُ بِٱلسَّاقِ

    Ayakları birbirine dolaştığında.

  30. إِلَىٰ رَبِّكَ يَوْمَئِذٍ ٱلْمَسَاقُ

    O gün varacakları yer, yalnız Rabbinin huzurudur.

  31. فَلَا صَدَّقَ وَلَا صَلَّىٰ

    Tasdik etmemiş ve namaz kılmamıştı.

  32. وَلَٰكِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ

    Fakat yalanlamış ve yüz çevirmiş.

  33. ثُمَّ ذَهَبَ إِلَىٰٓ أَهْلِهِۦ يَتَمَطَّىٰٓ

    Sonra da çalım satarak ailesine gitmişti.

  34. أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰ

    “Bu azap sana layıktır, layık!"

  35. ثُمَّ أَوْلَىٰ لَكَ فَأَوْلَىٰٓ

    "Evet! Layıktır sana, layık!” denilecek.

  36. أَيَحْسَبُ ٱلْإِنسَٰنُ أَن يُتْرَكَ سُدًى

    Yoksa insan, başı boş bırakılacağını mı sanıyor?

  37. أَلَمْ يَكُ نُطْفَةًۭ مِّن مَّنِىٍّۢ يُمْنَىٰ

    O akıtılan meniden bir nutfe değil miydi?

  38. ثُمَّ كَانَ عَلَقَةًۭ فَخَلَقَ فَسَوَّىٰ

    Sonra alaka olmuş, Allah onu yaratmış ve düzenlemişti.

  39. فَجَعَلَ مِنْهُ ٱلزَّوْجَيْنِ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ

    Ondan da iki eşi, erkek ve dişiyi var etmişti.

  40. أَلَيْسَ ذَٰلِكَ بِقَٰدِرٍ عَلَىٰٓ أَن يُحْۦِىَ ٱلْمَوْتَىٰ

    Bunu yapanın ölüleri diriltmeye gücü yetmez mi?

Bunlara da bakabilirsin

🤲 Bu sureyi bir derdin için mi okuyorsun?Kalbinden geçeni yaz; Nûr hâline uygun bir esmâ, bir âyet ve bir dua bulsun.Nûr’a anlat →Yazdığın hiçbir yere gönderilmez.

Dinî hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu açıklamalarına başvurulabilir.

Esma’yı indir★ 4,5 · Zikir, dua ve Nûr cebindeİndir