Kur’an-ı Kerîm · 48. sure
Fetih Suresi Oku: Arapça ve Türkçe Meali
سُورَةُ الفَتۡحِ
- Sure
- 48. sure
- Âyet
- 29 âyet
- İndiği yer
- Medenî
Kâri: Mishary Alafasy · 29 âyet, âyetler sırayla çalar
Âyetlere geç ↓Kısaca
Fetih, Kur’an’ın 48. suresidir; 29 âyettir ve Medine döneminde, Hudeybiye Antlaşması’ndan dönülürken yolda inmiştir. Bu antlaşmayı “apaçık bir fetih” olarak müjdeler. Peygamberimiz bu sure için “üzerine güneş doğan her şeyden daha sevimli” demiştir (Buhârî 4177).
Son güncelleme:
Faziletine dair rivayetler (kaynak ve sıhhat)
Peygamberimiz, Hudeybiye dönüşünde: “Bu gece bana bir sure indirildi ki o bana üzerine güneş doğan her şeyden daha sevimlidir” buyurdu ve ardından Fetih suresinin ilk âyetini okudu.
Buhârî, Meğâzî (4177) · Buhârî, Tefsîr 48/1 · Müslim, Cihâd 97 · Sahih“9999 Fetih okuyanın dileği gerçekleşir”, “ev almak ya da sınavı kazanmak için 41 Fetih okunur.”
Hiçbir hadis kaynağında yoktur · Kaynağı yok
Zayıf ya da kaynağı bulunmayan rivayetler açıkça işaretlenmiştir. Bu sayfa, belli sayıda okumaya bağlı bir sonuç vaat etmez.
Fetih suresi hakkında
Fetih, adını ilk âyetteki feth kelimesinden alır. Kelime “açmak, hüküm vermek, yardım etmek” anlamlarına gelir; isim olarak “zafer” demektir. Aynı kökten gelen “yakın bir fetih” ifadesi surede iki kez daha geçer (18. ve 27. âyetler) ve bu, Mekke’nin fethine bir işaret olarak anlaşılır.
İniş sebebi ve bağlamı: Bu sure, iniş sebebi sahih kaynaklarla bilinen surelerdendir. Hicretin altıncı yılı Zilkade ayında Peygamberimiz gördüğü bir rüya üzerine yaklaşık 1500 sahabiyle umre için Mekke’ye doğru yola çıktı. Mekkeliler onları şehre almadı. Elçi olarak gönderilen Hz. Osman’ın öldürüldüğü yönünde yanlış bir haber gelince sahabiler bir ağacın altında Peygamberimize bağlılık sözü verdi (Rıdvan Biatı). Görüşmeler sonunda Hudeybiye Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın bazı maddeleri Müslümanlara ağır geldi ve bazıları bunu yenilgi gibi gördü. Fetih suresi tam bu sırada, Medine’ye dönüş yolunda indi (Buhârî, Tefsîr 48/1; TDV İslâm Ansiklopedisi).
Ne anlatır?
- Müjde (1-10): Yaşanan olay apaçık bir fetih olarak ilan edilir. Müminlerin kalbine huzur indirildiği, imanlarının güçlendiği bildirilir. Peygamberimize bağlılık sözü vermenin Allah’a söz vermek anlamına geldiği vurgulanır.
- Geride kalanlar (11-17): Yolculuğa katılmayıp bahaneler üreten bazı bedevîlerin samimiyetsizliği anlatılır. Bu bölüm, sağlık sebebiyle katılamayanların mazur olduğunu bildiren âyetle biter.
- Ağaç altındaki söz (18-26): Hudeybiye’de söz verenlerden Allah’ın razı olduğu müjdelenir. Savaş yerine barışın seçilmesinin bir hikmeti de açıklanır: Mekke’de imanını gizleyen Müslümanlar vardı ve onlar zarar görebilirdi.
- Rüyanın gerçekleşmesi (27-29): Peygamberimizin Mescid-i Harâm’a gireceklerine dair rüyasının gerçekleşeceği bildirilir. Sure, Peygamberimizi ve onunla birlikte olanları anlatan uzun bir âyetle sona erer.
Surenin bugüne söyledikleri
Hudeybiye, ilk bakışta kayıp gibi görünen bir anlaşmanın aslında büyük bir kapı açtığını gösterir. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin belirttiği gibi, on yıl savaş yapılmamasını öngören antlaşma İslam’ın yayılmasına imkân verdi; iki yıl sonra da Mekke büyük bir çatışma yaşanmadan fethedildi. Sure bu yüzden “açılış” kavramını yeniden tanımlar: bazen kapı, umduğumuz yerden değil sabırla beklediğimiz yerden açılır. Açan anlamındaki el-Fettâh ismini bu sureyle birlikte düşünmek bu yüzden anlamlıdır.
Okurken dikkat çeken iki ayrıntı
Üç kez inen huzur. Fetih suresinde sekîne kelimesi üç kez geçer (4, 18 ve 26. âyetler). Sekîne, kalbe yerleşen sükûnet ve güven demektir. Sahabiler belirsizlik, öfke ve hayal kırıklığı içindeyken âyetler onlara önce dış bir zaferi değil, iç huzuru müjdeler. Zor bir kararın ardından içi rahatlamayan herkes için bu ayrıntı tanıdıktır.
Filizlenen ekin. Son âyet, Peygamberimizle birlikte olanları önce filiz veren, sonra güçlenip kalınlaşan ve gövdesi üzerinde dimdik duran bir ekine benzetir. Küçük ve zayıf başlayan bir topluluğun sabırla büyümesini anlatan bu benzetme, ekenleri de sevindiren bir manzara olarak tasvir edilir.
Fazileti hakkında ne biliyoruz?
Fetih suresinin faziletini gösteren sahih hadis açıktır: Peygamberimiz sure indiği gece onun kendisine dünyadaki her şeyden daha sevimli olduğunu söylemiştir. TDV İslâm Ansiklopedisi, surenin İslam kültüründe önemli bir yeri olduğunu, savaş ve sefer dönemlerinde zafer umuduyla okunduğunu, ilk âyetinin bazı silah ve zırhların üzerine yazıldığını anlatır. Bu tarihî gelenek, sureye sayılı okuma ve kesin sonuç bağlayan sonraki inanışlardan ayrı tutulmalıdır.
Fetih suresi ne zaman okunur?
Belirli bir vakit şartı yoktur. Bir iş için umutlu bir bekleyiş içindeysen Fetih’i okumak sana sabır ve güven verebilir; ancak dileğini doğrudan Allah’a söylemek de sünnettir. Bunun için hacet duası sayfasındaki sahih dualara bakabilirsin. Geleceğe dair kaygıların ağır geliyorsa gelecek kaygısı sayfası da yardımcı olabilir.
Doğru bilinen yanlışlar
Halk arasında yaygın, kaynağı bulunmayanlar
“Fetih suresini 9999, 41 ya da 3 kez okuyanın dileği kabul olur; ev almak, iş bulmak, sınavı kazanmak için Fetih okunur.”
Fetih suresini belli bir sayıda okumayı belli bir dünyevi sonuca bağlayan hiçbir hadis yoktur. Surenin sahih fazileti, Peygamberimizin onu çok sevmesidir (Buhârî 4177). Zor zamanlarda Fetih okumak İslam tarihinde bir gelenek olarak yaşamıştır; bu gelenek bir umut ifadesidir, sayıya bağlı bir vaat değildir. Dileğin için Allah’a doğrudan dua edebilir, Peygamberimizin öğrettiği sahih duaları okuyabilirsin.
Buhârî 4177 · TDV İslâm Ansiklopedisi, Feth Sûresi · sayıya bağlı rivayet bulunamadı
Sık sorulanlar
Fetih suresi ne zaman okunur?
Fetih suresi için sünnette belirlenmiş bir vakit ya da sayı yoktur; her zaman okunabilir. TDV İslâm Ansiklopedisi, Müslümanların seferlerde ve zor dönemlerde bu sureyi çokça okuduğunu, Çanakkale ve İstiklal Harbi yıllarında evlerde ve camilerde okunduğunu aktarır. Bu tarihî bir gelenektir; belli bir sonuç vaadi taşımaz.
Fetih suresi kaç âyettir, kaç sayfadır?
Fetih suresi 29 âyettir ve Kur’an’ın 48. suresidir. 26. cüzde yer alır; yaygın mushaf baskısında dört sayfa kadar tutar. Hicretin altıncı yılında, Hudeybiye’den Medine’ye dönülürken inmiştir; bu yüzden Medenî sureler arasında sayılır.
Fetih suresinin fazileti nedir?
Peygamberimiz Fetih suresi indiğinde onun kendisine “üzerine güneş doğan her şeyden daha sevimli” olduğunu söylemiştir (Buhârî 4177). Bu sahih bir hadistir. “9999 Fetih”, “ev almak ya da sınav için Fetih” gibi sayıya ve dünyevi sonuca bağlanan iddiaların ise kaynağı yoktur.
Fetih suresinin anlamı nedir, hangi olayı anlatır?
Fetih “açmak, zafer, yardım” demektir. Sure, Müslümanların umre için çıktığı ama Mekke’ye alınmadığı yolculuğu ve ardından imzalanan Hudeybiye Antlaşması’nı anlatır. İlk bakışta geri adım gibi görünen bu antlaşmayı “apaçık bir fetih” olarak müjdeler. Meal bu sayfada âyet âyet yer alır.
Fetih Suresi Arapça ve Türkçe meali
Türkçe meal: Rowwad Tercüme Merkezi, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4 · Arapça: Tanzil Project
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
إِنَّا فَتَحْنَا لَكَ فَتْحًۭا مُّبِينًۭا
Şüphesiz biz, sana apaçık bir fetih verdik.
لِّيَغْفِرَ لَكَ ٱللَّهُ مَا تَقَدَّمَ مِن ذَنۢبِكَ وَمَا تَأَخَّرَ وَيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكَ وَيَهْدِيَكَ صِرَٰطًۭا مُّسْتَقِيمًۭا
Böylece Allah, senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni dosdoğru bir yola iletir.
وَيَنصُرَكَ ٱللَّهُ نَصْرًا عَزِيزًا
Ve Allah, sana üstün bir zaferle yardım eder.
هُوَ ٱلَّذِىٓ أَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ فِى قُلُوبِ ٱلْمُؤْمِنِينَ لِيَزْدَادُوٓا۟ إِيمَٰنًۭا مَّعَ إِيمَٰنِهِمْ ۗ وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلِيمًا حَكِيمًۭا
İmanlarına iman katmaları için Müminlerin kalplerine huzur indiren O’dur. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah; Alîm'dir, Hakim'dir.
لِّيُدْخِلَ ٱلْمُؤْمِنِينَ وَٱلْمُؤْمِنَٰتِ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا وَيُكَفِّرَ عَنْهُمْ سَيِّـَٔاتِهِمْ ۚ وَكَانَ ذَٰلِكَ عِندَ ٱللَّهِ فَوْزًا عَظِيمًۭا
Bütün bunlar Allah’ın; iman eden erkek ve kadınları, altından ırmaklar akan, içinde ebedi kalacakları Cennetler'e koyması, onların kötülüklerini örtmesi içindir. İşte bu, Allah katında büyük bir kurtuluş/başarıdır.
وَيُعَذِّبَ ٱلْمُنَٰفِقِينَ وَٱلْمُنَٰفِقَٰتِ وَٱلْمُشْرِكِينَ وَٱلْمُشْرِكَٰتِ ٱلظَّآنِّينَ بِٱللَّهِ ظَنَّ ٱلسَّوْءِ ۚ عَلَيْهِمْ دَآئِرَةُ ٱلسَّوْءِ ۖ وَغَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِمْ وَلَعَنَهُمْ وَأَعَدَّ لَهُمْ جَهَنَّمَ ۖ وَسَآءَتْ مَصِيرًۭا
Allah hakkında kötü zanda bulunan münafık erkeklere ve münafık kadınlara, müşrik erkek ve müşrik kadınlara azap edecektir. Üzerlerine azap (iner). Allah onlara gazap etmiş, onları lanetlemiş ve onlara Cehennem'i hazırlamıştır. Varacakları yer ne kötüdür.
وَلِلَّهِ جُنُودُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًا
Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah; Azîz'dir, Hakîm'dir.
إِنَّآ أَرْسَلْنَٰكَ شَٰهِدًۭا وَمُبَشِّرًۭا وَنَذِيرًۭا
Biz seni şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik .
لِّتُؤْمِنُوا۟ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ وَتُعَزِّرُوهُ وَتُوَقِّرُوهُ وَتُسَبِّحُوهُ بُكْرَةًۭ وَأَصِيلًا
Ta ki (Ey Müminler!) Allah'a ve Rasûl'üne iman edesiniz, Rasûlüne yardım edesiniz, ona saygı gösteresiniz ve sabah akşam Allah'ı tesbih edesiniz.
إِنَّ ٱلَّذِينَ يُبَايِعُونَكَ إِنَّمَا يُبَايِعُونَ ٱللَّهَ يَدُ ٱللَّهِ فَوْقَ أَيْدِيهِمْ ۚ فَمَن نَّكَثَ فَإِنَّمَا يَنكُثُ عَلَىٰ نَفْسِهِۦ ۖ وَمَنْ أَوْفَىٰ بِمَا عَٰهَدَ عَلَيْهُ ٱللَّهَ فَسَيُؤْتِيهِ أَجْرًا عَظِيمًۭا
Muhakkak ki sana bey’at edenler ancak Allah’a bey’at etmiş olurlar. Allah’ın eli onların ellerinin üzerindedir. Kim ahdini bozarsa kendi aleyhine bozmuş olur. Kim de Allah'a verdiği sözün gereğini yerine getirirse ona (Allah) büyük bir ecir verecektir.
سَيَقُولُ لَكَ ٱلْمُخَلَّفُونَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ شَغَلَتْنَآ أَمْوَٰلُنَا وَأَهْلُونَا فَٱسْتَغْفِرْ لَنَا ۚ يَقُولُونَ بِأَلْسِنَتِهِم مَّا لَيْسَ فِى قُلُوبِهِمْ ۚ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ لَكُم مِّنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا إِنْ أَرَادَ بِكُمْ ضَرًّا أَوْ أَرَادَ بِكُمْ نَفْعًۢا ۚ بَلْ كَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرًۢا
Geride kalan bedeviler, sana: "Bizi mallarımız ve ailelerimiz meşgul etti. Bizim için bağışlanma dile!" diyeceklerdir. Kalplerinde olmayanı dilleri ile söylüyorlar. De ki: "Eğer Allah, size bir zarar veya fayda vermek isterse; kim sizin için bir şeye sahip olabilir? Oysa hayır! Allah yapmakta olduklarınızdan haberdardır."
بَلْ ظَنَنتُمْ أَن لَّن يَنقَلِبَ ٱلرَّسُولُ وَٱلْمُؤْمِنُونَ إِلَىٰٓ أَهْلِيهِمْ أَبَدًۭا وَزُيِّنَ ذَٰلِكَ فِى قُلُوبِكُمْ وَظَنَنتُمْ ظَنَّ ٱلسَّوْءِ وَكُنتُمْ قَوْمًۢا بُورًۭا
Aslında siz Peygamberin ve Müminlerin ailelerine bir daha dönmeyeceklerini sanmıştınız. Bu sizin gönüllerinize güzel göründü de kötü zanda bulundunuz ve helâkı hak etmiş bir topluluk oldunuz.
وَمَن لَّمْ يُؤْمِنۢ بِٱللَّهِ وَرَسُولِهِۦ فَإِنَّآ أَعْتَدْنَا لِلْكَٰفِرِينَ سَعِيرًۭا
Kim Allah’a ve Peygamberine iman etmezse, biz o kâfirlere alevli bir ateş hazırladık.
وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۚ يَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ غَفُورًۭا رَّحِيمًۭا
Göklerin ve yerin mülkü Allah’a aittir. Dilediğini bağışlar, dilediğini cezalandırır. Allah çokça bağışlayıcıdır, çokça merhametlidir.
سَيَقُولُ ٱلْمُخَلَّفُونَ إِذَا ٱنطَلَقْتُمْ إِلَىٰ مَغَانِمَ لِتَأْخُذُوهَا ذَرُونَا نَتَّبِعْكُمْ ۖ يُرِيدُونَ أَن يُبَدِّلُوا۟ كَلَٰمَ ٱللَّهِ ۚ قُل لَّن تَتَّبِعُونَا كَذَٰلِكُمْ قَالَ ٱللَّهُ مِن قَبْلُ ۖ فَسَيَقُولُونَ بَلْ تَحْسُدُونَنَا ۚ بَلْ كَانُوا۟ لَا يَفْقَهُونَ إِلَّا قَلِيلًۭا
Geride kalanlar, siz ganimetleri almaya giderken diyecekler ki: "Bizi bırakın da size uyalım/ardınızdan gelelim." Allah’ın sözünü değiştirmek istiyorlar. De ki: Asla bizim ardımızdan gelmeyeceksiniz. Daha önce Allah da böyle buyurmuştu. Hayır! Siz bizi çekemiyorsunuz/kıskanıyorsunuz, diyecekler. Hayır! Onlar pek az anlarlar.
قُل لِّلْمُخَلَّفِينَ مِنَ ٱلْأَعْرَابِ سَتُدْعَوْنَ إِلَىٰ قَوْمٍ أُو۟لِى بَأْسٍۢ شَدِيدٍۢ تُقَٰتِلُونَهُمْ أَوْ يُسْلِمُونَ ۖ فَإِن تُطِيعُوا۟ يُؤْتِكُمُ ٱللَّهُ أَجْرًا حَسَنًۭا ۖ وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ كَمَا تَوَلَّيْتُم مِّن قَبْلُ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًۭا
Bedevilerden (seferden) geri kalanlara de ki: "Çok güçlü bir kavme karşı savaşmak için çağrılacaksınız ya da onlar Müslüman olacaklar. Eğer itaat ederseniz, Allah size güzel bir mükâfat verir. Eğer daha önce yüz çevirdiğiniz gibi yüz çevirirseniz, sizi acı bir azapla cezalandırır."
لَّيْسَ عَلَى ٱلْأَعْمَىٰ حَرَجٌۭ وَلَا عَلَى ٱلْأَعْرَجِ حَرَجٌۭ وَلَا عَلَى ٱلْمَرِيضِ حَرَجٌۭ ۗ وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ يُدْخِلْهُ جَنَّٰتٍۢ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ ۖ وَمَن يَتَوَلَّ يُعَذِّبْهُ عَذَابًا أَلِيمًۭا
Kör olana güçlük (sorumluluk) yoktur, topal olana güçlük yoktur ve hasta olana da güçlük yoktur. Kim Allah'a ve resulüne itaat ederse, (Allah) onu, altından ırmaklar akan cennetlere sokar. Kim de yüz çevirirse onu da acı bir azapla cezalandırır.
۞ لَّقَدْ رَضِىَ ٱللَّهُ عَنِ ٱلْمُؤْمِنِينَ إِذْ يُبَايِعُونَكَ تَحْتَ ٱلشَّجَرَةِ فَعَلِمَ مَا فِى قُلُوبِهِمْ فَأَنزَلَ ٱلسَّكِينَةَ عَلَيْهِمْ وَأَثَٰبَهُمْ فَتْحًۭا قَرِيبًۭا
Muhakkak o ağacın altında sana biat ederlerken Allah, o Müminlerden razı olmuştur. Kalplerinde olanı bilmiş, üzerlerine huzur indirmiş ve onlara yakın bir fetih vermiştir.
وَمَغَانِمَ كَثِيرَةًۭ يَأْخُذُونَهَا ۗ وَكَانَ ٱللَّهُ عَزِيزًا حَكِيمًۭا
Ve alacakları birçok ganimetlerle de. Allah Azîzdir, Hakîmdir.
وَعَدَكُمُ ٱللَّهُ مَغَانِمَ كَثِيرَةًۭ تَأْخُذُونَهَا فَعَجَّلَ لَكُمْ هَٰذِهِۦ وَكَفَّ أَيْدِىَ ٱلنَّاسِ عَنكُمْ وَلِتَكُونَ ءَايَةًۭ لِّلْمُؤْمِنِينَ وَيَهْدِيَكُمْ صِرَٰطًۭا مُّسْتَقِيمًۭا
Allah, size elde edeceğiniz bir çok ganimet vaadi vermiştir. Bunu sizin için çabuklaştırmış ve Müminlere bir işaret olması, sizin de doğru yolu bulmanız için insanların ellerini sizden çekmiştir.
وَأُخْرَىٰ لَمْ تَقْدِرُوا۟ عَلَيْهَا قَدْ أَحَاطَ ٱللَّهُ بِهَا ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍۢ قَدِيرًۭا
Henüz elde edemediğiniz başka ganimetler de vardır ki, onları Allah kuşatmıştır. Allah’ın her şeye gücü yeter.
وَلَوْ قَٰتَلَكُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوَلَّوُا۟ ٱلْأَدْبَٰرَ ثُمَّ لَا يَجِدُونَ وَلِيًّۭا وَلَا نَصِيرًۭا
Kâfirler sizinle savaşmış olsalardı, arkalarını dönüp kaçarlardı da bir dost ve yardımcı bulamazlardı.
سُنَّةَ ٱللَّهِ ٱلَّتِى قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلُ ۖ وَلَن تَجِدَ لِسُنَّةِ ٱللَّهِ تَبْدِيلًۭا
(Bu,) Allah'ın öteden beri süregelen sünnetidir. Sen Allah'ın sünnetinde kesinlikle hiç bir değişiklik bulamazsın.
وَهُوَ ٱلَّذِى كَفَّ أَيْدِيَهُمْ عَنكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ عَنْهُم بِبَطْنِ مَكَّةَ مِنۢ بَعْدِ أَنْ أَظْفَرَكُمْ عَلَيْهِمْ ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرًا
Sizi onlara karşı zafere ulaştırdıktan sonra, Mekke’nin içinde (Hudeybiye'de) onların ellerini sizden, sizin elinizi de onlardan çeken O’dur. Allah, bütün işlediğiniz amelleri hakkıyla görendir.
هُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَصَدُّوكُمْ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَٱلْهَدْىَ مَعْكُوفًا أَن يَبْلُغَ مَحِلَّهُۥ ۚ وَلَوْلَا رِجَالٌۭ مُّؤْمِنُونَ وَنِسَآءٌۭ مُّؤْمِنَٰتٌۭ لَّمْ تَعْلَمُوهُمْ أَن تَطَـُٔوهُمْ فَتُصِيبَكُم مِّنْهُم مَّعَرَّةٌۢ بِغَيْرِ عِلْمٍۢ ۖ لِّيُدْخِلَ ٱللَّهُ فِى رَحْمَتِهِۦ مَن يَشَآءُ ۚ لَوْ تَزَيَّلُوا۟ لَعَذَّبْنَا ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مِنْهُمْ عَذَابًا أَلِيمًا
Onlar, sizin Kâbe’yi ziyaret etmenize ve bekletilen kurbanların yerlerine ulaşmasına engel olan kâfirlerdir. Eğer, oradaki henüz tanımadığınız iman etmiş erkeklerle iman etmiş kadınları bilmeyerek ezmeniz ve böylece size bir vebal gelecek olmasaydı, (Allah, Mekke’ye girmenize izin verirdi). Allah, dilediğini rahmetine koymak için böyle yapmıştır. Eğer (Müminler) seçilip ayrılmış olsalardı elbette kâfirleri elem verici bir azaba çarptırırdık.
إِذْ جَعَلَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فِى قُلُوبِهِمُ ٱلْحَمِيَّةَ حَمِيَّةَ ٱلْجَٰهِلِيَّةِ فَأَنزَلَ ٱللَّهُ سَكِينَتَهُۥ عَلَىٰ رَسُولِهِۦ وَعَلَى ٱلْمُؤْمِنِينَ وَأَلْزَمَهُمْ كَلِمَةَ ٱلتَّقْوَىٰ وَكَانُوٓا۟ أَحَقَّ بِهَا وَأَهْلَهَا ۚ وَكَانَ ٱللَّهُ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمًۭا
Zira kâfirler, kalplerine taassubu/bağnazlığı, (hem de) cahiliye bağnazlığını yerleştirmişlerdi. Allah da Rasûlüne ve Müminlere sükûnet ve güvenini indirdi, onları takva sözüne (kelime-i tevhide) bağlı kıldı. Zaten onlar buna layık ve ehil kimselerdi. Allah her şeyi bilendir.
لَّقَدْ صَدَقَ ٱللَّهُ رَسُولَهُ ٱلرُّءْيَا بِٱلْحَقِّ ۖ لَتَدْخُلُنَّ ٱلْمَسْجِدَ ٱلْحَرَامَ إِن شَآءَ ٱللَّهُ ءَامِنِينَ مُحَلِّقِينَ رُءُوسَكُمْ وَمُقَصِّرِينَ لَا تَخَافُونَ ۖ فَعَلِمَ مَا لَمْ تَعْلَمُوا۟ فَجَعَلَ مِن دُونِ ذَٰلِكَ فَتْحًۭا قَرِيبًا
Evet! Allah, elçisinin rüyasını hakkıyla doğruladı. Allah’ın dilemesiyle güven içinde, başlarınızı tıraş etmiş ve saçlarınızı kısaltmış olarak, korkusuzca Mescid-i Haram’a gireceksiniz. Allah, sizin bilmediğinizi bilir. Oraya girmeden önce de yakın bir fetih vermiştir.
هُوَ ٱلَّذِىٓ أَرْسَلَ رَسُولَهُۥ بِٱلْهُدَىٰ وَدِينِ ٱلْحَقِّ لِيُظْهِرَهُۥ عَلَى ٱلدِّينِ كُلِّهِۦ ۚ وَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۭا
Bütün dinlerden üstün kılmak üzere, Peygamberini hidayet ve hak din ile gönderen O'dur. Şahit olarak Allah yeter.
مُّحَمَّدٌۭ رَّسُولُ ٱللَّهِ ۚ وَٱلَّذِينَ مَعَهُۥٓ أَشِدَّآءُ عَلَى ٱلْكُفَّارِ رُحَمَآءُ بَيْنَهُمْ ۖ تَرَىٰهُمْ رُكَّعًۭا سُجَّدًۭا يَبْتَغُونَ فَضْلًۭا مِّنَ ٱللَّهِ وَرِضْوَٰنًۭا ۖ سِيمَاهُمْ فِى وُجُوهِهِم مِّنْ أَثَرِ ٱلسُّجُودِ ۚ ذَٰلِكَ مَثَلُهُمْ فِى ٱلتَّوْرَىٰةِ ۚ وَمَثَلُهُمْ فِى ٱلْإِنجِيلِ كَزَرْعٍ أَخْرَجَ شَطْـَٔهُۥ فَـَٔازَرَهُۥ فَٱسْتَغْلَظَ فَٱسْتَوَىٰ عَلَىٰ سُوقِهِۦ يُعْجِبُ ٱلزُّرَّاعَ لِيَغِيظَ بِهِمُ ٱلْكُفَّارَ ۗ وَعَدَ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ مِنْهُم مَّغْفِرَةًۭ وَأَجْرًا عَظِيمًۢا
Muhammed, Allah’ın Rasûlüdür. Onunla beraber olanlar; kâfirlere karşı şiddetli, kendi aralarında merhametlidirler. Onların rükû ve secde ederek Allah’ın lütuf ve rızasını arzuladıklarını görürsün. Onların işareti yüzlerindeki secde izleridir. İşte bu onların Tevrat’taki örneğidir. İncil'deki örneği ise filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekin gibidir ki, bu çiftçilerin de hoşuna gider. (Bu) Onunla kâfirleri öfkelendirmek içindir. Onlardan iman eden ve salih amellerde bulunanlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vadetmiştir.
İlgili esmalar
99 isimİlgili dualar
- DuaHacet duası ve hacet namazı: Arapçası, okunuşu ve derecesiHacet duası, bir ihtiyacı olanın abdest alıp iki rekât namaz kıldıktan sonra okuduğu “Lâ ilâhe illallâhü’l-h…→
- DuaEv almak için dua: Ev alırken ve satarken okunacak dualarEv almak isteyenin okuyabileceği en uygun âyet, Hz. Nûh’a öğretilen “Rabbi enzilnî münzelen mübâreken ve ent…→
- DuaSınav duası: Sınavdan önce ve ders çalışırken okunacak dualarHadislerde “sınav duası” adıyla özel bir dua yoktur. En çok okunan, Hz. Mûsâ’nın “Rabbi’şrah lî sadrî, ve ye…→
Diğer sureler
- Kur’anYâsîn suresiYâsîn, Kur’an’ın 36. suresidir; 83 âyettir ve Mekke döneminin ortalarında inmiştir. Tevhid, peygamberlik ve…→
- Kur’anFil SuresiFil suresi, Kâbe’yi yıkmak için fillerle gelen Ebrehe ordusunun, Allah’ın gönderdiği kuş sürüleriyle nasıl p…→
- Kur’anFelak SuresiFelak suresi, şafağın Rabbine sığınmayı öğreten beş âyetlik bir suredir: yaratılmışların kötülüğünden, çöken…→
- Kur’anKehf suresiKehf, Kur’an’ın 18. suresidir; 110 âyettir ve Mekke döneminde inmiştir. Mağara arkadaşları, iki bahçe sahibi…→
- Kur’anNasr SuresiNasr suresi, Allah’ın yardımı ve fetih gelip insanlar bölük bölük İslâm’a girdiğinde Rabbi hamd ile tesbih e…→
- Kur’anDuhân suresiDuhân, Kur’an’ın 44. suresidir; Kûfe sayımına göre 59 âyettir ve Mekke döneminin sonlarında inmiştir. Adını…→
Bunlara da bakabilirsin
- Derdine göreKorunma için esmalarKorunma hâlinde okunan 25 isim, anlamları ve zikirleri.→
- DertGelecek kaygısı: Geleceğimden korkuyorum, ne yapmalıyım?Yarını düşünüp korkmak insanidir; Kur’an, mağaraya sığınan gençlerin Rablerinden kendi katından bir rahmet v…→
- DuaSınav duası: Sınavdan önce ve ders çalışırken okunacak dualarHadislerde “sınav duası” adıyla özel bir dua yoktur. En çok okunan, Hz. Mûsâ’nın “Rabbi’şrah lî sadrî, ve ye…→
- DuaEv almak için dua: Ev alırken ve satarken okunacak dualarEv almak isteyenin okuyabileceği en uygun âyet, Hz. Nûh’a öğretilen “Rabbi enzilnî münzelen mübâreken ve ent…→
Kaynaklar
- Kur’anFetih suresi, Rowwad Tercüme Merkezi meali (QuranEnc.com)
- Hadis · sahihBuhârî, Meğâzî (4177)
- Hadis · hasenTirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân (2910): her harfe on sevap
- TDV İslâm AnsiklopedisiTDV İslâm Ansiklopedisi: Feth Sûresi
Bağlantılar 26 Ekim 2026 tarihinde açılıp kontrol edildi. Âyet anlamları özet niteliğindedir; tam meal için kaynak bağlantısına bakılabilir. Hadis dereceleri hadis âlimlerinin değerlendirmelerinden aktarılmıştır.
Dinî hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu açıklamalarına başvurulabilir.