Araİndir
Uygulamayı indirİndir
App Store’dan indirGoogle Play’den indir
Telefonda açmak için
kamerayla okut

4,5 · App Store’da 324 değerlendirme

Kur’an-ı Kerîm · 44. sure

Duhân Suresi Oku: Arapça ve Türkçe Meali

سُورَةُ الدُّخَانِ

Sure
44. sure
Âyet
59 âyet
İndiği yer
Mekkî

Kâri: Mishary Alafasy · 59 âyet, âyetler sırayla çalar

Âyetlere geç ↓

Kısaca

Duhân, Kur’an’ın 44. suresidir; Kûfe sayımına göre 59 âyettir ve Mekke döneminin sonlarında inmiştir. Adını “duman” anlamındaki kelimeden alır. Kur’an’ın mübarek bir gecede indirildiğini bildirir, Firavun’un sonunu ibret olarak anlatır ve cennetle cehennemi karşılaştırır. Fazilet rivayetleri zayıftır.

Son güncelleme:

Kendi hâlini Nûr’a yazBağışlanmayı mı umuyorsun? İçinden geçeni Nûr’a yaz; hâline uygun bir esmâ, âyet ve tövbe duası bulmana yardım etsin.

Faziletine dair rivayetler (kaynak ve sıhhat)

  • “Kim geceleyin Duhân suresini okursa, sabaha kadar yetmiş bin melek onun için bağışlanma diler.”

    Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân (2888); Tirmizî “garîb” der; Ahmed Şâkir ve el-Elbânî uydurma (mevzû) sayar · Zayıf
  • “Kim cuma gecesi Duhân suresini okursa bağışlanır.”

    Tirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân (2889); TDV İslâm Ansiklopedisi: ileri derecede zayıf · Zayıf

Zayıf ya da kaynağı bulunmayan rivayetler açıkça işaretlenmiştir. Bu sayfa, belli sayıda okumaya bağlı bir sonuç vaat etmez.

Duhân suresi hakkında

Duhân, adını 10. âyette geçen ve “duman” anlamına gelen kelimeden alır. TDV İslâm Ansiklopedisi’ne göre sure Mekke döneminin sonlarında, muhtemelen Zuhruf’tan sonra ve Câsiye’den önce inmiştir. Mushafta Hâ-mîm harfleriyle başlayan yedi surenin beşincisidir. Âyet sayısı Kûfe sayımına göre 59, Hicaz sayımına göre 60’tır; fark, baştaki Hâ-mîm’in ayrı bir âyet sayılıp sayılmamasından kaynaklanır.

Duman ve iniş bağlamı: Ansiklopedi, 10. âyette bildirilen dumanın aynı zamanda surenin iniş sebebi olduğunu belirtir: gökten gelip insanların üzerine çökecek bir azap olarak haber verilmiştir. Hadislerde kıyamet alametleri arasında sayılan bir duman da vardır. Âlimlerin çoğu bu ikisinin farklı olduğunu söyler: biri yaşanıp geçmiş, diğeri ise kıyamete yakın ortaya çıkacaktır.

Ne anlatır?

Surenin konusu, kitaba ve peygambere inanmanın önemi, inkârın dünyada ve âhirette getirdiği sıkıntı ve takva sahiplerinin kurtuluşudur. Akış şöyledir:

  • Mübarek gece (1-8): Sure, apaçık kitaba yeminle başlar. Kur’an’ın, her hikmetli işin ayrıldığı mübarek bir gecede indirildiği bildirilir. Bu gece, Kur’an’ın Kadir gecesinde indirildiğini söyleyen Kadr suresi ile birlikte okunduğunda pek çok müfessire göre Kadir gecesidir.
  • Duman ve uyarı (9-16): Gerçeği alaya alanlara bir duman gününü beklemeleri söylenir; azap kısa bir süre kaldırılsa bile eski hâllerine dönecekleri bildirilir.
  • Firavun’un sonu (17-33): Hz. Mûsâ’nın Firavun’a gönderilişi, İsrâiloğullarının kurtuluşu ve Firavun ile adamlarının boğulması anlatılır. Geride bıraktıkları bahçeler, pınarlar ve saraylar başkalarına kalır. Âyetlerden biri, onların ardından ne göğün ne yerin gözyaşı döktüğünü söyler; bu, zulümle geçen bir hayatın arkasında özleyen kimse bırakmadığını anlatan çarpıcı bir ifadedir.
  • Diriliş ve hesap (34-50): Ölümden sonra dirilişi inkâr edenlere, kendilerinden daha güçlü olan Tübba‘ kavminin bile helak edildiği hatırlatılır. Zakkum ağacı ve cehennem azabı tasvir edilir.
  • Güvenli makam (51-59): Takva sahipleri için huzur dolu bir yer, bahçeler ve pınarlar anlatılır. Sure, Kur’an’ın düşünüp öğüt alsınlar diye Peygamberimizin diliyle kolaylaştırıldığını hatırlatan ve sonucu beklemeye çağıran âyetlerle biter.

Sure, başta yemin edilen kitaba sonda yeniden dönerek kendi içinde bir halka oluşturur. Ansiklopedi bu yapının hem konuyu bütünlediğini hem de uyarıyı pekiştirdiğini belirtir.

Okurken üzerinde durulabilecek bir soru

38-39. âyetler, göklerin, yerin ve aralarındakilerin bir eğlence ya da oyun olsun diye yaratılmadığını, ancak hak ve hikmetle yaratıldığını bildirir. Bu iki âyet surenin tamamına anahtar gibidir: Firavun’un saraylarının başkalarına kalması da, takva sahiplerinin güvenli makamı da hayatın amaçsız olmadığını gösterir. Okurken kendine şu soruyu sormak sureyi kişisel kılar: Bugün yaptıklarım, bu hikmetli düzende nereye düşüyor? Surenin başında Allah’ın her sözü işiten ve her şeyi bilen olarak anılması (âyet 6) da bu soruya eşlik eder; es-Semî‘ ve el-Alîm isimleri bu yüzden sureyle birlikte düşünülebilir.

Fazileti hakkında ne biliyoruz?

Duhân’ın faziletiyle ilgili iki rivayet bilinir: gece okuyana yetmiş bin meleğin sabaha kadar istiğfar edeceği ve cuma gecesi okuyanın bağışlanacağı. Tirmizî bu iki rivayeti nakleder ama ikisi için de “garîb” der ve senetlerindeki kusurlara dikkat çeker. TDV İslâm Ansiklopedisi bunların, özellikle ikincisinin ileri derecede zayıf olduğunu belirtir. Bu bilgi Duhân okumayı değersizleştirmez; yalnızca zayıf bir sözü Peygamberimize kesin olarak nispet etmekten kaçınmamızı sağlar.

Duhân suresi ne zaman okunur?

Sahih kaynaklarda Duhân’a özel bir vakit bildirilmez. Gece ya da cuma gecesi okumak, zayıf rivayetlere rağmen yaygın bir alışkanlıktır ve Kur’an okumanın genel fazileti içinde güzel bir ibadettir. Kur’an’ın indirildiği mübarek geceyi anlattığı için Kadir gecesi hazırlığında okumak da anlamlıdır. Bağışlanma umuduyla okuyorsan tövbe duası sayfasındaki sahih istiğfar dualarını da ekleyebilirsin.

Doğru bilinen yanlışlar

Halk arasında yaygın, kaynağı bulunmayanlar

  • “Cuma gecesi Duhân okuyanın bütün günahları kesin olarak bağışlanır.”

    Bu anlamdaki rivayeti Tirmizî nakleder, fakat kendisi “garîb” der ve senedindeki kusura dikkat çeker; TDV İslâm Ansiklopedisi bunu ileri derecede zayıf sayar. Cuma gecesi Duhân okumak elbette güzeldir, Kur’an’ın her harfine sevap vardır (Tirmizî 2910). Ancak bağışlanmayı belli bir sureyi okumaya bağlayan kesin bir vaat bu rivayetle kurulamaz; tövbe ve istiğfar kapısı ise her an açıktır.

    Tirmizî 2889 · TDV İslâm Ansiklopedisi, Duhân Sûresi · Tirmizî 2910

Sık sorulanlar

Duhân suresi ne zaman okunur?

Duhân suresi için sünnette sahih olarak belirlenmiş bir vakit yoktur. Gece ya da cuma gecesi okumayı teşvik eden rivayetler Tirmizî’de geçer ama zayıftır. Bu yüzden Duhân’ı dilediğin zaman okuyabilirsin; gece okumak da güzeldir, yeter ki zayıf rivayetteki vaat kesin bir bilgi gibi aktarılmasın.

Duhân suresi kaç âyettir?

Duhân suresi Kûfe sayımına göre 59, Hicaz sayımına göre 60 âyettir. Fark, baştaki “Hâ-mîm” harflerinin ayrı bir âyet sayılıp sayılmamasından doğar. Kur’an’ın 44. suresidir, 25. cüzde yer alır ve Hâ-mîm ile başlayan yedi surenin beşincisidir.

Duhân suresinin fazileti nedir?

Duhân hakkında iki fazilet rivayeti bilinir: gece okuyana yetmiş bin meleğin istiğfar edeceği ve cuma gecesi okuyanın bağışlanacağı. Tirmizî ikisini de “garîb” bulur; TDV İslâm Ansiklopedisi zayıf, özellikle ikincisini ileri derecede zayıf sayar. Surenin değeri ise Kur’an’ın bir parçası olmasından gelir.

Duhân ne demek, sure ne anlatır?

Duhân “duman” demektir; ad, 10. âyette inkârcılara gelecek bir azap olarak anılan dumandan gelir. Sure, Kur’an’ın mübarek bir gecede indirildiğini, Firavun ve kavminin helakini, âhirette suçluların ve takva sahiplerinin hâlini anlatır. Türkçe meal bu sayfada âyet âyet yer alır.

🤲 Bu sureyi bir derdin için mi okuyorsun?Bağışlanmayı mı umuyorsun? İçinden geçeni Nûr’a yaz; hâline uygun bir esmâ, âyet ve tövbe duası bulmana yardım etsin.Nûr’a anlat →Yazdığın hiçbir yere gönderilmez.

Duhân Suresi Arapça ve Türkçe meali

Türkçe meal: Rowwad Tercüme Merkezi, QuranEnc.com, sürüm 1.0.4 · Arapça: Tanzil Project

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

  1. حمٓ

    Hâ, Mîm.[1]

    [1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.

  2. وَٱلْكِتَٰبِ ٱلْمُبِينِ

    Apaçık kitaba andolsun ki.

  3. إِنَّآ أَنزَلْنَٰهُ فِى لَيْلَةٍۢ مُّبَٰرَكَةٍ ۚ إِنَّا كُنَّا مُنذِرِينَ

    Biz onu, mübarek bir gecede indirdik. Biz, uyaranlarız.

  4. فِيهَا يُفْرَقُ كُلُّ أَمْرٍ حَكِيمٍ

    O gecede hikmetli her bir iş tarafımızdan bir emir ile ayrılır.

  5. أَمْرًۭا مِّنْ عِندِنَآ ۚ إِنَّا كُنَّا مُرْسِلِينَ

    Tarafımızdan bir emir olarak. Doğrusu biz, (rasûller) gönderenleriz.

  6. رَحْمَةًۭ مِّن رَّبِّكَ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    Rabbinden bir rahmet olarak. Şüphesiz O; her şeyi işitendir, bilendir.

  7. رَبِّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَآ ۖ إِن كُنتُم مُّوقِنِينَ

    Göklerin, yerin ve arasındakilerin Rabbidir. Eğer gerçekten bilenler iseniz.

  8. لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ ۖ رَبُّكُمْ وَرَبُّ ءَابَآئِكُمُ ٱلْأَوَّلِينَ

    O’ndan başka (hak) ilah yoktur. Diriltir ve öldürür. Sizin de Rabbiniz, sizden önceki atalarınızın da Rabbidir.

  9. بَلْ هُمْ فِى شَكٍّۢ يَلْعَبُونَ

    Fakat, onlar şüphe içinde oynayıp eğlenirler.

  10. فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍۢ مُّبِينٍۢ

    Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözle!

  11. يَغْشَى ٱلنَّاسَ ۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌۭ

    O insanları bürür. Bu, acı bir azaptır.

  12. رَّبَّنَا ٱكْشِفْ عَنَّا ٱلْعَذَابَ إِنَّا مُؤْمِنُونَ

    "Rabbimiz! Azabı bizden kaldır. Doğrusu biz iman eden kimseleriz. (derler)"

  13. أَنَّىٰ لَهُمُ ٱلذِّكْرَىٰ وَقَدْ جَآءَهُمْ رَسُولٌۭ مُّبِينٌۭ

    Nerede onlarda öğüt almak? Hâlbuki kendilerine apaçık bir rasûl gelmişti.

  14. ثُمَّ تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَقَالُوا۟ مُعَلَّمٌۭ مَّجْنُونٌ

    Sonra ondan yüz çevirmişler ve: "Öğretilmiş bir mecnun/deli." demişlerdi.

  15. إِنَّا كَاشِفُوا۟ ٱلْعَذَابِ قَلِيلًا ۚ إِنَّكُمْ عَآئِدُونَ

    Biz, bu azabı kısa bir süre kaldıracağız, siz de yine eski hâlinize döneceksiniz.

  16. يَوْمَ نَبْطِشُ ٱلْبَطْشَةَ ٱلْكُبْرَىٰٓ إِنَّا مُنتَقِمُونَ

    Büyük bir şiddetle yakalayacağımız gün, elbette intikam alacağız.

  17. ۞ وَلَقَدْ فَتَنَّا قَبْلَهُمْ قَوْمَ فِرْعَوْنَ وَجَآءَهُمْ رَسُولٌۭ كَرِيمٌ

    Onlardan önce Firavun kavmini de imtihan etmiştik. Onlara şerefli bir elçi gelmişti.

  18. أَنْ أَدُّوٓا۟ إِلَىَّ عِبَادَ ٱللَّهِ ۖ إِنِّى لَكُمْ رَسُولٌ أَمِينٌۭ

    "Allah’ın kullarını (İsrailoğulları'nı) bana verin/teslim edin. Ben güvenilir bir peygamberim." demişti.

  19. وَأَن لَّا تَعْلُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ ۖ إِنِّىٓ ءَاتِيكُم بِسُلْطَٰنٍۢ مُّبِينٍۢ

    Allah’a karşı üstünlük taslamayın. Ben size apaçık bir delil getiriyorum.

  20. وَإِنِّى عُذْتُ بِرَبِّى وَرَبِّكُمْ أَن تَرْجُمُونِ

    Ve ben, beni taşlamanızdan sizin de Rabbiniz olan Rabbime sığındım.

  21. وَإِن لَّمْ تُؤْمِنُوا۟ لِى فَٱعْتَزِلُونِ

    Eğer bana iman etmediyseniz, benden uzak durun.

  22. فَدَعَا رَبَّهُۥٓ أَنَّ هَٰٓؤُلَآءِ قَوْمٌۭ مُّجْرِمُونَ

    Mûsâ: "Bunlar, günahkâr bir toplumdur." diyerek Rabbine dua etmişti.

  23. فَأَسْرِ بِعِبَادِى لَيْلًا إِنَّكُم مُّتَّبَعُونَ

    Kullarımı geceleyin yola çıkar, siz takip olunacaksınız.

  24. وَٱتْرُكِ ٱلْبَحْرَ رَهْوًا ۖ إِنَّهُمْ جُندٌۭ مُّغْرَقُونَ

    Denizi sakın olarak bırak! Şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.

  25. كَمْ تَرَكُوا۟ مِن جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ

    Onlar, nice bahçeleri ve pınarları terk ettiler.

  26. وَزُرُوعٍۢ وَمَقَامٍۢ كَرِيمٍۢ

    Ekinleri, güzel konakları.

  27. وَنَعْمَةٍۢ كَانُوا۟ فِيهَا فَٰكِهِينَ

    İçinde eğlenip durdukları nimetleri.

  28. كَذَٰلِكَ ۖ وَأَوْرَثْنَٰهَا قَوْمًا ءَاخَرِينَ

    İşte böyle! Biz onları başka bir kavme miras verdik.

  29. فَمَا بَكَتْ عَلَيْهِمُ ٱلسَّمَآءُ وَٱلْأَرْضُ وَمَا كَانُوا۟ مُنظَرِينَ

    Onlara ne gök ağladı, ne de yer! Onlar mühlet verilenler de olmadı.

  30. وَلَقَدْ نَجَّيْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مِنَ ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

    Andolsun ki biz İsrailoğullarını o aşağılayıcı azaptan kurtardık.

  31. مِن فِرْعَوْنَ ۚ إِنَّهُۥ كَانَ عَالِيًۭا مِّنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    Firavun'dan. Çünkü o, haddi aşanlardan bir zorba idi.

  32. وَلَقَدِ ٱخْتَرْنَٰهُمْ عَلَىٰ عِلْمٍ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ

    Şüphesiz biz onları bir ilim üzere âlemlere karşı üstün kıldık.

  33. وَءَاتَيْنَٰهُم مِّنَ ٱلْءَايَٰتِ مَا فِيهِ بَلَٰٓؤٌۭا۟ مُّبِينٌ

    Onlara, içinde açık bir imtihan bulunan mûcizeler verdik.

  34. إِنَّ هَٰٓؤُلَآءِ لَيَقُولُونَ

    Şüphesiz bunlar elbette şöyle diyorlar:

  35. إِنْ هِىَ إِلَّا مَوْتَتُنَا ٱلْأُولَىٰ وَمَا نَحْنُ بِمُنشَرِينَ

    "Bir defa öldükten sonra başka bir şey yoktur. Biz, yeniden diriltilecek de değiliz."

  36. فَأْتُوا۟ بِـَٔابَآئِنَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    Eğer doğru söylüyorsanız, haydi atalarımızı getirin.

  37. أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍۢ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَٰهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ مُجْرِمِينَ

    Onlar mı hayırlı; yoksa Tubba halkı ve onlardan öncekiler mi? Biz, onları helâk ettik. Çünkü onlar suçlu/günahkâr idiler.

  38. وَمَا خَلَقْنَا ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَٰعِبِينَ

    Biz yeri, göğü ve arasındakileri oyun olsun diye yaratmadık.

  39. مَا خَلَقْنَٰهُمَآ إِلَّا بِٱلْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Onları ancak hak ile yarattık. Fakat onların çoğu bilmez.

  40. إِنَّ يَوْمَ ٱلْفَصْلِ مِيقَٰتُهُمْ أَجْمَعِينَ

    Muhakkak ki hüküm/ayırt etme günü onların hepsi için tayin edilmiş bir vakittir.

  41. يَوْمَ لَا يُغْنِى مَوْلًى عَن مَّوْلًۭى شَيْـًۭٔا وَلَا هُمْ يُنصَرُونَ

    O gün, dostun dosta hiçbir şekilde faydası olmaz. Onlara yardım da olunmaz.

  42. إِلَّا مَن رَّحِمَ ٱللَّهُ ۚ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    Allah’ın rahmet ettikleri müstesnâ. Şüphesiz ki o Azîzdir, Rahîmdir.

  43. إِنَّ شَجَرَتَ ٱلزَّقُّومِ

    Zakkum ağacı.

  44. طَعَامُ ٱلْأَثِيمِ

    Günahkârın yemeğidir.

  45. كَٱلْمُهْلِ يَغْلِى فِى ٱلْبُطُونِ

    Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.

  46. كَغَلْىِ ٱلْحَمِيمِ

    Kaynar suyun kaynaması gibi.

  47. خُذُوهُ فَٱعْتِلُوهُ إِلَىٰ سَوَآءِ ٱلْجَحِيمِ

    "Onu şiddetle tutun, Cehennem'in ortasına atın."

  48. ثُمَّ صُبُّوا۟ فَوْقَ رَأْسِهِۦ مِنْ عَذَابِ ٱلْحَمِيمِ

    "Sonra kaynar suyun azabından başının üstüne dökün."

  49. ذُقْ إِنَّكَ أَنتَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْكَرِيمُ

    "Tat bakalım! Hani sen güçlü ve şerefliydin."

  50. إِنَّ هَٰذَا مَا كُنتُم بِهِۦ تَمْتَرُونَ

    İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.

  51. إِنَّ ٱلْمُتَّقِينَ فِى مَقَامٍ أَمِينٍۢ

    Takva sahibi olanlar ise, onlar güvenli bir makamdadırlar.

  52. فِى جَنَّٰتٍۢ وَعُيُونٍۢ

    Cennetlerde ve pınarlardadırlar.

  53. يَلْبَسُونَ مِن سُندُسٍۢ وَإِسْتَبْرَقٍۢ مُّتَقَٰبِلِينَ

    Halis ipek ve parlak atlastan elbiseler giyerek karşılıklı otururlar.

  54. كَذَٰلِكَ وَزَوَّجْنَٰهُم بِحُورٍ عِينٍۢ

    İşte böyle! Onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

  55. يَدْعُونَ فِيهَا بِكُلِّ فَٰكِهَةٍ ءَامِنِينَ

    Orada güven içinde her meyveyi isterler.

  56. لَا يَذُوقُونَ فِيهَا ٱلْمَوْتَ إِلَّا ٱلْمَوْتَةَ ٱلْأُولَىٰ ۖ وَوَقَىٰهُمْ عَذَابَ ٱلْجَحِيمِ

    İlk ölümden başka bir ölüm tatmazlar. Onlar Cehennem azabından korunmuştur.

  57. فَضْلًۭا مِّن رَّبِّكَ ۚ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    Rabbinden bir lütuf olarak. İşte büyük kurtuluş budur.

  58. فَإِنَّمَا يَسَّرْنَٰهُ بِلِسَانِكَ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    Öğüt alsınlar diye onu senin dilin ile kolaylaştırdık.

  59. فَٱرْتَقِبْ إِنَّهُم مُّرْتَقِبُونَ

    O halde bekle! Zaten onlar da bekliyorlar.

İlgili esmalar

99 isim

İlgili dualar

Diğer sureler

Bunlara da bakabilirsin

Kaynaklar

  1. Kur’anDuhân suresi, Rowwad Tercüme Merkezi meali (QuranEnc.com)
  2. Hadis · zayıfTirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân (2888) · zayıf
  3. Hadis · zayıfTirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân (2889) · zayıf
  4. Hadis · hasenTirmizî, Fezâilü’l-Kur’ân (2910): her harfe on sevap
  5. TDV İslâm AnsiklopedisiTDV İslâm Ansiklopedisi: Duhân Sûresi

Bağlantılar 26 Ekim 2026 tarihinde açılıp kontrol edildi. Âyet anlamları özet niteliğindedir; tam meal için kaynak bağlantısına bakılabilir. Hadis dereceleri hadis âlimlerinin değerlendirmelerinden aktarılmıştır.

Dinî hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu açıklamalarına başvurulabilir.

Esma’yı indir★ 4,5 · Zikir, dua ve Nûr cebindeİndir