Araİndir
Uygulamayı indirİndir
App Store’dan indirGoogle Play’den indir
Telefonda açmak için
kamerayla okut

4,5 · App Store’da 324 değerlendirme

Derdine göre dua ve esma

Haksızlığa uğradım, ne yapmalıyım?

Kısaca

Haksızlığa uğramak insanın içini yakar; ama bu yükü tek başına taşımıyorsun. Allah zulmü kendine haram kıldığını bildirir (Müslim 2577) ve Peygamberimiz, mazlumun duası ile Allah arasında perde olmadığını haber verir (Buhârî 1496). Hakkını meşru yollarla aramak da, “Hasbünallâh” deyip işini Allah’a bırakmak da dinin öğrettiği şeylerdir; ikisi birbirini dışlamaz.

Son güncelleme:

Kendi hâlini Nûr’a yazSana yapılan haksızlığı yargılanmadan yaz. Nûr, hakkını Allah’a emanet ederken sana eşlik edecek bir âyet, dua ve esmâ bulmana yardım etsin.
Zulmü kendime haram kıldım

يَا عِبَادِي إِنِّي حَرَّمْتُ الظُّلْمَ عَلَى نَفْسِي وَجَعَلْتُهُ بَيْنَكُمْ مُحَرَّمًا فَلاَ تَظَالَمُوا

Okunuşu

Yâ ibâdî innî harramtü’z-zulme alâ nefsî ve cealtühû beyneküm muharramen fe-lâ tezâlemû.

Anlamı

Ey kullarım! Ben haksızlığı kendime yasak ettim, onu sizin aranızda da yasak kıldım. Öyleyse birbirinize zulmetmeyin.

Müslim, Birr (2577)Sahih

Arapça metin: Müslim 2577, açık hadis veri seti (fawazahmed0/hadith-api; veri setinde sıra no. 6572), değiştirilmeden (uzun kudsî hadisin ilk cümlesi)

Allah bize yeter

حَسْبُنَا ٱللَّهُ وَنِعْمَ ٱلْوَكِيلُ

Okunuşu

Hasbünallâhu ve ni‘me’l-vekîl.

Anlamı

Anlam özeti: Allah bize yeter; işlerin bırakılacağı en güzel vekîl O’dur.

İbn Abbâs’ın aktardığına göre Hz. İbrâhim ateşe atılırken, Peygamberimiz de düşmanın toplandığı haber verildiğinde bu sözü söylemiştir (Buhârî 4563).

Âl-i İmrân 3:173Kur’an âyeti

Arapça metin: Tanzil kökenli Uthmani metin (alquran.cloud quran-uthmani), değiştirilmeden (âyetin son cümlesi)

Mazlumun duası perdesizdir

وَاتَّقِ دَعْوَةَ الْمَظْلُومِ، فَإِنَّهُ لَيْسَ بَيْنَهُ وَبَيْنَ اللَّهِ حِجَابٌ

Okunuşu

Vettakı da‘vete’l-mazlûm, fe-innehû leyse beynehû ve beyna’llâhi hicâb.

Anlamı

Haksızlığa uğrayanın duasından sakın; çünkü onunla Allah arasında hiçbir perde yoktur.

Peygamberimiz bu sözü Muâz b. Cebel’i Yemen’e yönetici olarak gönderirken, ona bir uyarı olarak söylemiştir.

Buhârî, Zekât (1496)Sahih

Arapça metin: Buhârî 1496, açık hadis veri seti (fawazahmed0/hadith-api), değiştirilmeden (hadisin son cümlesi)

Zararından korktuğun kişiler için

اللَّهُمَّ إِنَّا نَجْعَلُكَ فِي نُحُورِهِمْ وَنَعُوذُ بِكَ مِنْ شُرُورِهِمْ

Okunuşu

Allâhümme innâ nec‘alüke fî nuhûrihim ve neûzü bike min şurûrihim.

Anlamı

Allah’ım! Onların karşısına Seni koyuyoruz ve onların kötülüklerinden Sana sığınıyoruz.

Peygamberimiz bir topluluktan zarar gelmesinden korktuğunda böyle dua ederdi. Elbânî ve Şuayb el-Arnaût sahih saymıştır.

Ebû Dâvûd, Vitir (1537)Sahih

Arapça metin: Ebû Dâvûd 1537, açık hadis veri seti (fawazahmed0/hadith-api), değiştirilmeden

Karşılık ve bağışlama

وَجَزَٰٓؤُا۟ سَيِّئَةٍۢ سَيِّئَةٌۭ مِّثْلُهَا ۖ فَمَنْ عَفَا وَأَصْلَحَ فَأَجْرُهُۥ عَلَى ٱللَّهِ ۚ إِنَّهُۥ لَا يُحِبُّ ٱلظَّٰلِمِينَ

Okunuşu

Ve cezâü seyyietin seyyietün misluhâ, fe-men afâ ve asleha fe-ecruhû ala’llâh, innehû lâ yuhibbu’z-zâlimîn.

Anlamı

Anlam özeti: Kötülüğün karşılığı, ona denk olan kadardır. Ama affedip arayı düzelten kişinin ödülü Allah katındadır. Allah haksızlık edenleri sevmez.

Şûrâ 42:40Kur’an âyeti

Arapça metin: Tanzil kökenli Uthmani metin (alquran.cloud quran-uthmani), değiştirilmeden

Allah habersiz değildir

وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ غَٰفِلًا عَمَّا يَعْمَلُ ٱلظَّٰلِمُونَ ۚ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍۢ تَشْخَصُ فِيهِ ٱلْأَبْصَٰرُ

Okunuşu

Ve lâ tahsebenna’llâhe ğâfilen ammâ ya‘melü’z-zâlimûn, innemâ yuahhiruhum li-yevmin teşhasu fîhi’l-ebsâr.

Anlamı

Anlam özeti: Haksızlık edenlerin yaptıklarını Allah’ın görmediğini sanma. O yalnızca, korkudan bakışların bir noktaya takılıp kalacağı güne kadar onlara mühlet tanıyor.

İbrâhîm 14:42Kur’an âyeti

Arapça metin: Tanzil kökenli Uthmani metin (alquran.cloud quran-uthmani), değiştirilmeden

Öfken anlaşılır bir öfke

İftiraya uğramak, emeğinin karşılığını alamamak, hak ettiğin bir yerin başkasına verilmesi, ailende ya da iş yerinde sürekli küçümsenmek… Haksızlık, insanın hem onurunu hem de dünyaya olan güvenini yaralar. Geceleri aynı konuşmayı kafanda tekrar tekrar kurman, karşı tarafın rahat yaşamasına içinin el vermemesi çok insani tepkilerdir. Bu duyguları yaşadığın için kendini suçlama.

Sayfanın başındaki kudsî hadis bu derdin özünü verir: Allah zulmü kendine yasak etmiş ve kulları arasında da yasaklamıştır (Müslim 2577). Yani sana yapılan şey Allah katında da bir haksızlıktır; görmezden gelinmiş, unutulmuş bir şey değildir. Kur’an bunu açıkça söyler: Allah, zalimlerin yaptıklarından habersiz değildir (İbrâhîm 14:42).

Hakkını aramak dinin de istediğidir

Bazen “sabret” sözü, hiçbir şey yapmadan katlanmak gibi anlaşılır. Oysa Kur’an zulme uğrayanın uğradığı kötülüğü dile getirmesine izin verir (Nisâ 4:148). Peygamberimiz de “Kardeşine, zalim de olsa mazlum da olsa yardım et” demiş; zalime yardımın, onu zulümden alıkoymak olduğunu açıklamıştır (Buhârî 2444). Haksızlığın durması herkesin, en başta da senin hakkındır.

Bu hafta atabileceğin adımlar:

  1. Olanları yaz. Ne oldu, ne zaman, kimler vardı? Mesajları, yazışmaları, belgeleri bir yerde topla. Dağınık bir öfke yerine elinde düzenli bir dosya olsun.
  2. Önce doğru kapıyı çal. İş yerinde yöneticiye ya da insan kaynaklarına yazılı başvuru yap; okulda, kurumda ilgili birime dilekçe ver. Çalışma hayatıyla ilgili konularda ALO 170’ten bilgi alabilirsin.
  3. Hukuki bir yol gerekiyorsa yalnız kalma. Bir avukata ya da barodaki adli yardım bürosuna danış; süreleri kaçırmamak için bunu geciktirme.
  4. Tehdit ya da şiddet varsa bekleme. Hemen 112’yi ara; aile içi şiddet ve istismarda ALO 183’e günün her saatinde ulaşabilirsin.

Kur’an, bir topluluğa duyulan öfkenin insanı adaletsizliğe sürüklememesini de ister (Mâide 5:8). Hakkını ararken abartmamak, karşı tarafa iftira etmemek, seni haklı çıkaran şeyin ta kendisidir.

Mazlumun duası

Peygamberimiz, yönetici olarak gönderdiği Muâz’a “Mazlumun duasından sakın; onunla Allah arasında perde yoktur” diye öğüt vermiştir (Buhârî 1496). Bu söz hem güçlüye bir uyarı hem de haksızlığa uğrayana bir tesellidir: Senin duan, araya kimse girmeden Rabbine ulaşır.

Dua ederken uzun cümleler kurmak zorunda değilsin. “Hasbünallâhu ve ni‘me’l-vekîl” demek, işini en güzel vekîle bırakmaktır; Hz. İbrâhim ateşe atılırken bu sözü söylemiştir (Buhârî 4563). Zararından korktuğun güçlü birinin karşısındaysan, Peygamberimizin öğrettiği “Allah’ım, onların karşısına Seni koyuyoruz” duasını okuyabilirsin (Ebû Dâvûd 1537). İçinden geçenleri kendi dilinle anlatmak da duadır. Dua nasıl edilir, hangi vakitler daha değerlidir gibi sorular için dua nasıl edilir sayfasına bakabilirsin.

Beddua etmeli miyim?

Bu, haksızlığa uğrayanların en çok sorduğu sorudur. Kur’an kötülüğün karşılığını ona denk olanla sınırlar ve hemen ardından bağışlayıp barışanın ödülünü Allah’ın vereceğini söyler (Şûrâ 42:40). Sabredip bağışlamanın ise kararlılık isteyen işlerden olduğunu ekler (Şûrâ 42:43). Yani iki yol da meşrudur, ama ölçü vardır: Uğradığın haksızlığın sınırını aşmamak, karşı tarafın çocuklarına ya da masum yakınlarına dil uzatmamak.

Pek çok kişi, beddua etmek yerine “Allah’ım, hakkımı Sana bırakıyorum; adaletinle hükmet, onu da doğruya ilet” demeyi daha huzurlu bulur. Böylece hem hakkını Allah’a emanet etmiş, hem de kalbini kinin ağırlığından korumuş olursun.

Affetmek zorunda değilsin, ama kin seni yemesin

Affetmek bir lütuftur, bir borç değil. Hele şiddete ya da istismara uğradıysan, kimse senden hemen affetmeni bekleyemez. Ama bilmekte fayda var: Kin, çoğu zaman haksızlık edenden çok onu taşıyanı yorar. Peygamberimiz zulmün kıyamet gününde karanlıklar olacağını söyler (Buhârî 2447); o karanlığın senin bugününe de çökmesine izin verme.

Bunun için küçük şeyler yapabilirsin: Olayı tekrar tekrar anlatmak yerine güvendiğin tek bir kişiyle konuş, uykuna dikkat et, sabah ve akşam zikirlerini bir sığınak gibi kullan. Göğsünde bir sıkışma, içinde bir daralma hissediyorsan içim daralıyor sayfası sana eşlik edebilir. Öfken kontrol edilemez hâle gelir ya da kendine zarar verme düşüncesi aklından geçerse lütfen beklemeden 112’yi ara.

Sen de birine haksızlık ettiysen

Haksızlığa uğramanın acısını bilen kişi, bir başkasına yaptığı haksızlığı da daha iyi fark eder. Sayfanın başındaki kudsî hadis yalnızca zalime değil, hepimize seslenir: “Birbirinize zulmetmeyin” (Müslim 2577). Öfkeyle söylediğin bir söz, hakkını ararken abarttığın bir iddia ya da karşı tarafın masum bir yakınına yönelttiğin bir kırgınlık varsa, bunu düzeltmek senin gücünü azaltmaz, tam tersine haklılığını sağlamlaştırır. Gerekiyorsa özür dile, verdiğin zararı telafi et. Böylece mazlumun duasındaki o perdesiz yakınlığı, kendi davranışlarınla da korumuş olursun.

Haksızlık ve esmalar

Adaletin sahibi olan Adl, hükmü veren Hakem, işlerin bırakıldığı Vekîl ve sabrı veren Sabûr isimleri bu hâle anlamca en yakın isimlerdir. Bu isimlerin anlamını okuyup dilediğin kadar anabilir, adalet için esmalar sayfasına göz atabilirsin. Yaşadığını kendi cümlelerinle yazmak istersen sayfadaki Nûr kartı da burada; yazdığın hiçbir yere gönderilmez.

Bu hâle yakın esmalar

99 isim

Doğru bilinen yanlışlar

Halk arasında yaygın, kaynağı bulunmayanlar

  • “Zalimin hemen cezasını bulması için okunan, anında tutan özel bir dua vardır.”

    Mazlumun duası işitilir; ama nasıl ve ne zaman karşılık verileceğini Allah belirler. Kur’an, Allah’ın zalimlerin yaptıklarından habersiz olmadığını, onlara yalnızca bir süre tanıdığını söyler (İbrâhîm 14:42). Sonucu ve zamanı önceden belirleyen bir dua kalıbı öğretilmemiştir; böyle bir vaat kaynaksızdır.

    İbrâhîm 14:42

  • “Kahhâr gibi bir ismi, karşı tarafın adını anarak belli bir sayıda okumak ona zarar verir.”

    Allah’ın isimleri birine zarar vermek için kullanılan bir araç değildir. Belli sayının belli bir sonucu doğuracağını söyleyen sahih bir rivayet yoktur; Diyanet de belli sayıda zikrin dinî bir şart olmadığını açıklar. TDV İslâm Ansiklopedisi’nin havas maddesi de bu alanın İslâm kültürüne dışarıdan girdiğini, Kâtib Çelebi’nin ifadesiyle hakkında hadis bulunmayan havas konusunda halkın çok şey uydurduğunu aktarır.

    Diyanet’in açıklaması: belli sayıda zikir · TDV İslâm Ansiklopedisi: Havas İlmi

  • “Hakkını alamıyorsan, birine para verip karşı tarafa “bağlama” ya da büyü yaptırabilirsin.”

    Haksızlığa haksızlıkla karşılık verilmez. Diyanet’in açıklamasına göre büyü yapmak ve yaptırmak büyük günahlar arasındadır. Para karşılığı “düşmanını bağlarım” diyenler hem dinî hem maddi bir istismar yapar; hakkın yolu dua ve meşru başvurudur.

    Diyanet’in açıklaması: sihir ve büyü

Sık sorulanlar

Haksızlığa uğrayan kişi hangi duayı okumalı?

Kur’an’daki “Hasbünallâhu ve ni‘me’l-vekîl” (Allah bize yeter; işlerin bırakılacağı en güzel vekîl O’dur) sözü en bilinenidir (Âl-i İmrân 3:173). Zararından korktuğun kişiler için Peygamberimizin “Allâhümme innâ nec‘alüke fî nuhûrihim ve neûzü bike min şurûrihim” duası vardır (Ebû Dâvûd 1537, sahih). Belli bir sayı şart değildir; kendi cümlelerinle de dua edebilirsin.

Zulme uğrayan beddua edebilir mi?

Kur’an, zulme uğrayanın uğradığı kötülüğü dile getirmesine izin verir (Nisâ 4:148) ve kötülüğün karşılığını ona denk olanla sınırlar (Şûrâ 42:40). Yani ölçüyü aşmamak gerekir. Karşı tarafın çocuklarına, ailesine ya da ölçüsüzce beddua etmek bu sınırı aşar. Birçok kişi “Allah’ım, hakkımı Sana bırakıyorum, adaletinle hükmet” demeyi daha huzurlu bulur.

İş yerinde haksızlığa uğradım, ne yapmalıyım?

Yaşadıklarını tarih, saat ve tanıklarıyla yazıya geçir; yazışmaları sakla. Önce kurum içinde yazılı başvuru yap. Ücret, tazminat, mobbing gibi çalışma hayatıyla ilgili konularda ALO 170’ten bilgi alabilir, gerekirse bir avukata ya da barodaki adli yardım bürosuna başvurabilirsin. Hakkını aramak sabırsızlık değildir.

Bana haksızlık edeni affetmek zorunda mıyım?

Hayır, affetmek bir zorunluluk değil, bir erdemdir. Kur’an kötülüğe denk karşılığı meşru sayar, bağışlayıp barışı sağlayanın ödülünü ise Allah’a bırakır (Şûrâ 42:40). Affetmek hakkından vazgeçmek demek de değildir; hakkını mahkemede arayıp kalbinden kini çıkarabilirsin. Şiddet ya da istismar gördüysen kimse seni affetmeye zorlayamaz; önce güvenliğin.

Benzer dertler

Bunlara da bakabilirsin

Başka neler var?

Tüm bölümler

Kaynaklar

  1. Hadis · sahihMüslim, Birr (2577)
  2. Hadis · sahihBuhârî, Zekât (1496)
  3. Hadis · sahihBuhârî, Tefsîr (4563)
  4. Hadis · sahihEbû Dâvûd, Vitir (1537)
  5. Hadis · sahihBuhârî, Mezâlim (2444)
  6. Hadis · sahihBuhârî, Mezâlim (2447)
  7. Kur’anÂl-i İmrân 3:173
  8. Kur’anŞûrâ 42:40-43
  9. Kur’anİbrâhîm 14:42
  10. Kur’anNisâ 4:148
  11. Kur’anMâide 5:8
  12. DiyanetDiyanet’in açıklaması: Sihir veya büyü yapmanın ve yaptırmanın dinî hükmü
  13. DiyanetDiyanet’in açıklaması: 4444 gibi belli sayıda zikir çekmenin dinî dayanağı
  14. TDV İslâm AnsiklopedisiTDV İslâm Ansiklopedisi: Havas İlmi
  15. TDV İslâm AnsiklopedisiTDV İslâm Ansiklopedisi: Adl
  16. KaynakALO 170 Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi
  17. Kaynak112 Acil Çağrı Merkezi
  18. KaynakALO 183 Sosyal Destek Hattı (Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı)

Bağlantılar 25 Ekim 2026 tarihinde açılıp kontrol edildi. Âyet anlamları özet niteliğindedir; tam meal için kaynak bağlantısına bakılabilir. Hadis dereceleri hadis âlimlerinin değerlendirmelerinden aktarılmıştır.

Bu sayfa kaynaklarıyla hazırlanmıştır; dinî hüküm için Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu açıklamalarına başvurulabilir.

Esma’yı indir★ 4,5 · Zikir, dua ve Nûr cebindeİndir